Sarımsakın Sağlığınıza Şaşırtıcı Yararları

Sarımsak. Çiğ doğranmış olanının tadı acı ve keskinken ve zeytinyağında kavrulmuşu ağzınızda tereyağı gibi erir.

Ne şekilde olursa olsun baharata benzeyen bu sebzenin vücudun içinde de dışında da önemli yararları vardır. Ona acı kokusunu veren ve sağlıklı olmasını sağlayan madde içindeki organik sülfür bileşeni alisindir. 

Sarımsakın yararları
1. Bağışıklığı arttırır: Deney tüplerinde sarımsakın kanser hücrelerini öldürdüğü görülmüştür ve insanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalarda da aynı sonuçlara rastlanmıştır. Düzenli olarak sarımsak ve sebze meyve yiyen 41.000 orta yaş kadını ile yapılan  çalışmada kolon kanseri riski yüzde 35 az görülmüştür. Sebebi besin destekleri değil çiğ veya pişmiş sarımsaktır.

2. Antiinflamatuar görevi görür: Sarımsak yağının antiinflamatuar görevi yaptığı tespit edilmiştir. Eklem ya da kaslarınızda şişlik ve iltihap varsa sarımsak yağıyla ovun.

3. Kalp damar sağlığınızı geliştirir: Sarımsakın kolesterol seviyesini yükseltip yükseltmediği konusundaki kanı gündem dışı ancak araştırmalarda damarlarınız ve kan basıncınız üzerinde olumlu etkisi olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar kırmızı kan hücrelerinin sarımsağın içindeki sülfürü kan damarlarımızı genişleterek kan basıncının düzenlenmesini kolaylaştıran hidrojen sülfür gazına dönüştürdüğüne inanıyorlar.  Uzmanlar kalp hastalığı riskini azaltmak için günde 4 gram- bir büyük diş- sarımsak yemenizi öneriyorlar.

4. Saç ve cildinizi güzelleştirir: Sarımsaktaki antioksidanlar ve antibakteriyal maddeler akneye neden olan bakterileri öldürerek cildinizi temizler. Bazı veriler, kabarcıklar üzerine çiğ sarımsak sürmenin onları temizlediğini göstermekte. Bununla birlikte cildinizde oluşacak yanma hissine karşı dikkatli olmalısınız.

5. Yiyeceklerinizi korur: Taze sarımsaktaki antibakteriyal maddeler salmonella ve e koli gibi gıda zehirlenmesine yol açan bakterileri öldürür. Siz yine de uygun gıda temizleyicileri ve işleyicileri yerine sarımsak kullanmayın.

Sarımsak tüketimini çoğaltın
Doğranmış sarımsağı sıcak suya koyup çay demleyebilirsiniz ama balla tatlandırmak sarımsaktan alınacak yararı biraz karmaşık hale getirebilir. Onu ısıtmak veya bir tarifin içine eklemek pH dengesini değiştirebilir. Alisinden gelen enzimlerin işe yaraması için birkaç dakika gerekir. O nedenle onu kıymadan, doğramadan ya da ezmeden önce biraz bekletin.  

En fazla faydayı çiğ sarrımsaktan alırsınız. Pişirmek istiyorsanız 60 derecenin üzerinde ısıtmayın. Yüksek ısı alisini öldürür, o nedenle sarımsağı yemeklerinize pişmek üzereyken ekleyin.

Dikkat edilmesi gerekenler
Sarımsağın sağlığa yararları çok fazla, ancak yemeklerinize çok fazla eklemeyin. Fazla tüketmek mideyi rahatsız edebilir, şişkinlik, ishal, ağız ve ter kokusu yapabilir. 

Ayrıca, çok fazla taze ve kuru sarımsak tüketirseniz cildinizde kaşıntı hissi oluşabilir. Cildinize zarar vermemesi için mutfak eldiveni kullanın.

Nadir durumlarda sarımsak katkıları baş ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık, kas ağrısı, baş dönmesi ve astım atakları, cilt döküntüleri gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. 

Kan sulandırıcı kullanıyorsanız sarımsak katkıları kanın pıhtılaşmasını dahi zorlaştırarak ilaçların etkisini arttırabilir.


Mide Yanmanız mı var? İşte size 7 doğal çözüm önerisi

Göğüs kemiğinizin arkasındaki yanma hissi veren mide yanmasının temel sorumlusu doktorlar tarafından çok iyi bilinmekte.

Başka sebepleri de var ama hastaların çoğunluğunda bu durum mideden yemek borusuna geri giden asitten kaynaklanmakta. Reflünün temel nedeni aşağıdaki yemek borusu büzücü kasının yani mide ve yemek borusu arasındaki kas kapağının istemsiz bir şekilde açılmasıdır.  Doktorlar  mide yanmasının tedavisinden çok öncelikle önlenmesi konusunda çalışmaktalar.

Mide yanması için 7 doğal çözüm önerisi

Bunlardan ilk ikisi reflünün azaltılması için yapılan çalışmalarda etkili olduğu kanıtlanmış yaşam tarzı değişiklikleridir. 
1. Kilo verin. Sadece birkaç kilo bile vermek bazı hastalarda işe yarar.
2. En az 20 santim yükseklikte yastıkta uyuyun. Bu, başınızın ve boynunuzun  midenizden en az 20 santim yüksekte olmasını sağlar.
3. Küçük porsiyonlar halinde düşük yağlı yiyecekler yiyin. Yiyeceklerinizi 15 gram yağ içeren 500 kalori ile sınırlamak büzücü kasın açılma sayısını kısıtlar ve bu değerlerin altında kalınmasının yemeklerden sonra mide yanması çeken hastalara iyi geldiği gözlemlenmiştir. 
4. Yemekten sonraki 3 saat içinde yatmayın. Özellikle gece mide yanmalarınız oluyorsa son yediğiniz yemeğinizin üstünden en az 3 saat geçmeden yatmayın. Yediklerinizin boşaltılması için midenizin 3-4 saate ihtiyacı vardır. Bu süreden önce yatarsanız ve büzücü kas kapağı açılırsa midenizdekilerin yemek borusuna ilerlemesi önlenemez.
5. Hareket edin! Yemekten sonra TV karşısında uzun saatler harcamak yerine kalkın ve etrafta biraz yürüyün.
6. Sakız çiğneyin. Sakız çiğnemek tükürük üretimine yardımcı olur ve tükürük  yemek borunuzdaki asitin birazına karşı tampon görevi görür.
7. Sol tarafınızda uyuyun. Yapılan çalışmalar sol tarafınızda uyumanın midedeki asitli maddelerin alt yemek borusu büzücü kasından ayrılmasını sağladığını göstermiştir. Son zamanlarda sol tarafınızda uyumanızı sağlayacak yastıklar üzerinde çalışmalar yapılmakta.


İlaçlar da işe yarar
Büzücü kasın açılmasını durduran FDA onaylı hiç bir ilaç bulunmamasına rağmen mide içersindeki asit miktarını azaltıcı antiasitler vardır ve bunlar eğer yemek borunuza ulaşabilirlerse zararı azaltırlar.


Aslında mide yanması için reçetesiz satılan birçok ilaç bulunmakta.  Bazıları asiti yok eder Gaviscon gibi ilaçlar asitin etrafını kaplayan bir madde içerirler ve böylece asit yemek borusunu etkileyemez. 


Ayrıca histamin tip 2 reseptör antagonistleriyle ya da proton pompası inhibitörleriyle midedeki asit miktarını azaltan ilaçlar da bulunmakta. 


Yine de sık sık mide yanması yaşayan hastaların buna asit reflüsünün mü sebep olduğunu yoksa başka nedenler mi bulunduğunu öğrenmek üzere doktorunuza başvurmalısınız.

 


Ağız Kuruluğunu Rahatlatmak İçin 8 İpucu

Kısa bir süreliğine de olsa ağız kuruluğu yaşadıysanız ne kadar rahatsızlık verici olduğunu bilirsiniz.

Bu sorunun bir çok nedeni olabilir. Bazı ilaçlar, enfeksiyonlar, vücudun susuz kalması ve kanser tedavileri en sık görülen nedenlerdir. Bazı ilaçlar, radyasyon ve kemoterapi tükürük bezlerine zarar verir ve ağız kuruluğu ile sonuçlanır.
Tedavi edilmeyen ağız kuruluğu ağız sağlığınızı bozabilir

Doktorların kserostomi diye adlandırdığı tedavi edilmemiş ağız kuruluğu bir çok probleme yol açabilir:

  • Ağız kokusu
  • Diş çürükleri
  • Maya mantarı enfeksiyonları
  • Diş eti iltihapları
  • Diş protez uyumsuzluğu   

Zamanla tat almada değişiklik, yutkunma zorluğu ve bazı durumlarda konuşurken fark yaşayabilirsiniz. Ayrıca ağzınızın kenarlarında dudaklarınızda kesik ve çatlaklar görebilir ya da dilinizde yanma hissi duyabilirsiniz. Kemoterapinin bitiminden bir iki ay sonra ağız kuruluğu genellikle geçer ama baş ile boyun arasına yapılan radyasyon tedavisinden sonra altı aydan bir yıla kadar sürebilir.

Ağız kuruluğu gidermek için ipuçları
Sebebi ne olursa olsun ağız kuruluğunu gidermek için birşeyler yapmak gerek.

1. Susuz kalmayın. Gün boyunca yudum yudum su için.  Doktorunuz başka bir nedenle aksini önermediği sürece günde en az sekiz ile 12 bardak arası su için.
2. Sakız çiğneyin ya da sert şekerleme emin. Şekersiz sakız çiğnemek veya şekersiz sert şekerleme emmek bazı kişilerde işe yarar. Şekersiz olmasına dikkat edin.
3. Alkolden, kafeinden ve asitli içeceklerden uzak durun. Gün içerisinde içtiğiniz kahve, latte ve turunçgillerden yapılan meyve sularından ve akşam aldığınız şarap bardağından uzaklaşmanız anlamına geliyor. Ağız gargaralarının içindeki gizli alkole de dikkat etmelisiniz.
4. Yiyeceklerinizi yumuşatın. Tüm kuru yiyeceklerinizi etsuyu, soslar, süt ya da erimiş tereyağ ile ıslatın. Böylece tükürük bezleriniz yeterince tükürük üretmediği için çiğnemenizi ve yutmanızı kolaylaşır.
5. Sigara içmeyin, tütün çiğnemeyin. Genel sağlığınız üzerindeki olumsuz etkilerinin yanında sigara içmek ve tütün çiğnemek ağız kuruluğunu daha da kötüleştirir.
6. Hava nemlendirici kullanın. Özellikle kış gecelerinde uyurken havayı nemlendirmek için hava nemlendiriciler kullanın.
7. Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçanızı bir kap ılık suyun içinde yumuşatın ki diş etleriniz zarar görmesin. Her yemekten sonra ve gece yatarken dişlerinizi fırçalamayı unutmayın. Eğer radyasyon tedavisi alıyorsanız diş çürümesini önlemek için ağız çalkalama suyu kullanın.
8. Doktorunuzla konuşun. Doktorunuz size ağız kuruluğunu tedavi etmek için özel olarak üretilmiş ürünler önerebilir. Bunların birçoğu reçetesiz satılmaktadır. Ayrıca tükürük yerine geçen ve tükürük üretimini arttırıcı reçeteli satılan ürünler de vardır. 

Eğer bütün bunlar rahatsızlığınızı gidermeye yetmiyorsa veya ağız içi enfeksiyonundan kuşkulanıyorsanız doktorunuza görünün


Arşiv

Sitede yayınlanan uzman görüşleri, makaleler ve diğer her türlü içerik yazarın kendi görüşleridir. Burada verilen bilgiler ve yapılan hasta sohbetleri profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis ve tedavi yerine geçmez. Bu sitede okuduğunuz bir bilgiden dolayı doktorunuzdan veya diğer sağlık profesyonellerinden tıbbi yardım almayı ihmal etmeyin ve geciktirmeyin. Eğer acil bir sağlık sorununuz olduğunu düşünüyorsanız bir sağlık kuruluşuna başvurun.