İç Hastalıkları (Dahiliye)

  • Hipertansiyon (kan basıncı yüsekliği)
  • Hiperlipidemi (kolesterol ve/veya trigliserid yüksekliği)
  • Diabetes mellitus (şeker hastalığı)
  • Gebelik Diyabeti
  • Tiroid hastalıkları (guatr tiroid nodülleri hipotiroidi hipertiroidi)
  • Obezite (şişmanlık) ve metabolizma bozuklukları
  • Akciğer hastalıkları
  • Böbrek ve idrar yollarının dahili hastalıkları
  • Mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi ve pankreas hastalıkları
  • Kan hastalıkları
  • Enfeksiyon hastalıkları

Hipertansiyon: Kan basıncı değerinin yüksek olması durumudur. Uluslararası bilimsel kurulların, bu konu için yapılan çalışmalara dayanarak belirlediği normal ve yüksek tansiyon değerleri vardır. Sistolik yani “büyük tansiyon” değeri 120-140 mmhg’yi, diyastolik yani “küçük tansiyon“ değeriniz 80-89 mmhg’yi geçen ölçümleriniz varsa hipertansiyon hastası olabilirsiniz. Kontrolsüz ve tedavisiz Hipertansiyon, damar tıkanması ve organ yetmezliği yapar. Tüm dünyada en çok ölüm sebebi olan ama tedavisi ve tanısı bir o kadar kolay olan bu hastalıkta, erken tanı alınıp mutlaka tedavi olunmalıdır.

Hiperlipidemi(veya Dislipidemi): Tüm dünyada ölüm sebepleri arasında birinci sırada olan arteriyel damar hastalıklarının sebeplerinden biridir. Halk arasında kolesterol yüksekliği olarak anılır. Ulusal ve uluslararası bilimsel kuruluşların, tüm dünyada yapılan saygın bilimsel çalışmaların ortak analizleri sonucu damar tıkanıklığı yapabilecek kolesterol seviyeleri belirlenmiştir. Tedavide amaç, vücudun yapı taşlarında kullanılan kolesterol molekülünü tamamen ortadan kaldırmak değil, zarar vereceği bilinen seviyeler altına düşürmektir.

Diyabet: Şeker hastalığı olarak bilinir. Kan şekerini düzenlemekle görevli insülin denilen hormonun eksikliği veya etkisizliği (insülin direnci) nedeniyle kanda bulunan şeker miktarının artmasıdır. Kanda çok fazla miktarda şeker vardır ancak insülin yokluğu nedeniyle bu şeker, vücut organları tarafından kullanılamaz. Enerji üretiminde kullanılan şeker molekülü kendilerine gelmediğinde ise organlar, gereken enerjiyi başka yollardan elde etmeye çalışırlar ve bu süreçte de biriken şeker nedeniyle vücut zarar görür. Arteryel, damarlarda tıkanıklığa yol açarak kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, körlük, cinsel fonksiyonlarda bozulma, ayak ve ellerde his kaybına neden olur. Tedavisi mümkün olan bu hastalık için sadece kan şekerine bakmak doğru bir başlangıç olacaktır.

Gebelik Şekeri(GESTASYONEL DİABET): Hamilelikte tüm hormonlarda olduğu gibi şeker düzenleyici hormonlarda da değişiklikler olur. Uygun zemine sahip hamilelerde (obesite, genetik yatkınlık, önceki gebelikte gestasyonel diyabet yaşamış olmak, çoğul gebelik, ileri yaş hamileliği vs.) kan şeker düzeni bozulur ve aşikar diyabet ortaya çıkar. Bebek ve anne sağlığı açısından normalin üzerinde olan şeker değerleri sorun yaratır. Bebekte organ gelişme bozuklukları, ödem, doğum sırasında travma ve doğum sonrasında hipoglisemi oluşma riskini arttırır. Tanısı, kadın doğum uzmanları tarafından belirlenen zaman aralıklarında yapılan şeker yükleme testleriyle kolayca konulabilir. Tedavisi ve takibi ise dahiliye uzmanlarınca yapılmaktadır.

Tiroid Hastalıkları(Guatr,Tiroid nodülleri): Vücudumuzun normal çalışabilmesi için gereken Tiroid hormonu, boğazımızda, ön tarafta adem elması denilen kıkırdaksı yapının alt ucunda yerleşen Tiroid bezinden salgılanır. Guatr, tiroid bezinin büyümesi demektir. Tiroid hastalıkları; az hormon üretimi=hipotiroidi, çok hormon varlığı =hipertiroidi, tiroid bezi şekil bozuklukları (multinodüler guatr, tek nodül, guatr yani tiroid bezi büyümesi) ve tiroid bezi iltihabı (tiroidit) ve tiroid kanserleridir. Az hormon olması durumunda vücudun tüm sistemleri yavaş çalışmaya başlar; metabolizma yavaşlar, kilo alınır, kabızlık olur, kalp atışları çok yavaşlar, bacaklarda göz çevresinde su toplanır, saçlar dökülür. Fazla hormon varlığında ise vücut işleyişi hızlanır. İştah artar ama kilo kaybedilir, aşırı terleme olur, ellerde titreme, kalp çarpıntısı görülür, gözlerde dışarı doğru büyüme görülebilir. Diğer önemli durum olan tiroid nodüllerinin önemi ise tiroid kanserlerinin bu nodüllerin zemininde gelişebilecek olmasından kaynaklıdır.

Obezite: Çağımızın en çok ölüme sebebiyet veren rahatsızlığı, arteryel damar tıkanmalarına bağlı olan organ yetmezlikleridir. Sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol ve şişmanlık yani obezite, damar tıkanıklığının başlıca sebeplerindendir. Kilo artışı tek başına bir sebep iken, diyabete ve hipertansiyona yatkınlık yapmasıyla da bu etkisini güçlendirir. Tedavisi diyet, medikal tedavi ve cerrahi tedaviden oluşmaktadır.

Böbrek ve İdrar Yolları Hastalıkları: Vücudumuzun su ve mineral dengesini kontrol eden organımız olan böbreklerimizde ve idrar yollarında taş kist, kitle, enfeksiyon görülebilir. Ayrıca sistemik hastalıklar olan Diyabet ve Hipertansiyon da böbrek damarlarında tıkanıklık yaparak böbrek hastalığına neden olabilirler. Herhangi bir sebeple kullanılan ilaçlar da böbrekte yan etki yaparak rahatsızlığa neden olabilirler.

Sindirim Sistemi Hastalıkları: Sindirimde görevli olan organların hastalıkları da Dahiliye branşının ilgi alanına girer. Mide ağrısı,midede ekşime, yanma,hazımsızlık şişkinlik gibi şikayetler; mide ülseri, reflü, dispepsi gibi hastalıklara bağlı olabileceği gibi mide kanserinde de görülebilir. Sistemin diğer hastalıkları enfeksiyöz sarılık, Karaciğer sirozu, pankreatit, safra kesesi hastalıkları, kabızlık, basur ve organlara ait kanserler sayılabilir.

Kan Hastalıkları: Kan yapı elemanlarının eksiklikleri, fazlalıkları, şekil bozuklukları sonucunda şikayetler oluşabilir ve bu şikayetler için başvurulması gereken uzmanlık alanı dahiliye olmalıdır. Kan ile ilgili hastalıklarda halsizlik, saç dökülmesi, tırnak cilt değişiklikleri, sarılık, baş ağrısı, iç organlarda büyüme veya küçülmelere bağlı karın ağrıları, kemik iliğindeki aktivite artışına bağlı kilo kaybı, kemik eklem şekil bozuklukları görülebilir. Bilinen kan hastalıkları olarak; anemi(kansızlık), polisitemi(kan fazlalığı), dalak hastalıkları, kanama bozuklukları ve kemik iliği hastalıkları sayılabilir.

Enfeksiyon Hastalıkları: Yaşamda her zaman karşılaşma ihtimalimizin olduğu mikroplara enfeksiyon etkenleri ve neden olduğu ateşli hastalıkların tümüne de enfeksiyon hastalıkları denir. Bir çok hastalık, geçmişte pandemi denilen salgınlara neden olarak, milyonlarca insanın ölümüne veya sakat kalmasına sebep olmuşken, günümüzde bu tip hastalıkların tedavisinin mümkün olması nedeniyle öldürücülükleri büyük derecede azalmıştır veya hiç görülmemektedir. Veba, grip, humma, çiçek hastalığı, çocuk felci, bu tür hastalıkların klasik örneklerindendir. Günümüzde ise Hepatit, AİDS, Ebola, nadir görülen ve ölümcül grip virüsleri, kırım Kongo kanamalı ateşi gibi hastalıklar daha ölümcül sonuçlara neden olmaktadır. Tüberküloz, eski ihtişamlı günlerini göremese de istatistiki olarak anlamlı bir ivme kazanmıştır.

Romatizmal hastalıklar(Romatoloji): Eklemlerin, eklem dışındaki organların ve damarların çoğunlukla otoimmün (vücudun kendi kendisine yaptığı ve bir tetikleyici etken ile başlatılan durum) nedenli gelişen iltihabi süreç sonucu kalıcı hasar alması, Romatoloji’nin konusudur. Romatoid artrit, ankilozan spondilit, Behçet hastalığı, vaskülitler, Ailesel Akdeniz ateşi gibi hastalıklar bu branşta incelenir. Tetkik ve tedavisi özellikli olan bu hastalıkların, şüphelenilerek tanı konulması hususu önemlidir.